Herkese selamlar…
Bildiğiniz gibi Magic’teki kurulu (constructed) formatların dışında, oynaması kimilerine göre daha keyifli ve daha çok ustalık isteyen birçok sınırlı (limited) format bulunmaktadır. Takım oyunlarında da oldukça çok kullanılan bazı türleri bulunsa da [iki-başlı dev (Two-Headed Giant), Rochester draft gibi], sınırlı formatın en çok oynanan versiyonlarının draft ve özellikle yeni setlerin çıkışında yapılan pre-release ve release turnuvalarında kullanılan Sealed Deck olduğunu söylersek yanlış söylemiş olmayız sanırım. Benzer özellikler gösterseler de aslında bu iki tür arasında deste kurulması ve oynama stratejileri gibi konularda bazı büyük ayrılıklar vardır. Ben, sınırlı format hakkındaki bu ilk yazımda spesifik olarak draft ya da selaed deck ile ilgili değil de, sınırlı bir kart havuzu ile ilgili genel bazı hususlardan bahsetmek istiyorum.
Temelde sınırlı formatta -adından da anlaşılacağı üzere- sahip olduğunuz ve destenizi kurmada kullanabileceğiniz kartların sınırlı olması, işleri biraz kolaylaştırır. Yani zaten kullanabileceğiniz 45 kart varken en az 40 kart olması gereken deste oluşturmak pek zor görünmeyebilir. Ama gerçekte, o kart havuzu ile oluşturulabilecek desteler arasında en iyiyi bulmak gerçekten zaman, bilgi ve yetenek isteyen bir durumdur. Burada doğrudan başarıya ulaştırabilecek ve uyguladığınızda size mutlaka turnuvayı kazandıracak bir formülden bahsedemiyorum ne yazık ki, ama en azından destenizi daha rekabetçi kılacak ve en az sizinki kadar iyi kurulmuş destelere karşı şansınızı yükseltecek bazı ipuçları sunmaya çalışacağım…
- Bildiğiniz gibi sınırlı formatta desteniz için minimum kart sayısı 60 değil 40’tır. Bu durumda da -kurulu formatta olduğu gibi- destenizin içermesi gereken kart sayısı, kullanabileceğiniz minimum sayı kadar olmalıdır. Kısacası destenizi HER ZAMAN 40 kart ile sınırlamanızı ve NE KADAR İYİ OLURSA OLSUN 41inci kartı koymamanızı öneririm. Hesap biraz istatistiksel ve karışık ama sonuç basit: destenize koyduğunuz 41inci kart, hem kendisini hem de diğer kartlarınızı zamanında bulma olasılığınızı düşürecektir. Bunun sayısal sonuçlarını gördüğünüzde “ne olacak ya % bilmemkaç düşük ihtimal olsa?” diye düşünebilirsiniz ama bunu deneyerek anlamaya çalıştığınızda emin olun ki o bir tek kart bile oyunun gidişini ve kaderini belirleyebilir. O yüzden en ideal desteyi bulmak için uğraşın, ama 40’ı aşmayın.
- Kart havuzunuzu mutlaka karşınıza alıp iyice inceleyin, nelerin iş yapıp nelerin yapamayacağına daha net karar verin. Destenizde kullanacağınız renklere karar vermeden önce bence bu çok faydalı olabilen bir şey. Destenin tümünü incelerken çok renkli kartların da kullanılabilirliğini daha iyi belirleyebilirsiniz.
- Destenizin Büyü(spell) / Land oranını belirlerken ortalama “mana cost” (kısaca MC) değerlerini kullanmanız yararlı olur; ancak kişisel tavsiyem nominal değer olarak 23 büyü ve 17 land kullanmanızdır. Eğer büyüleriniz MC’ları düşük ise daha az, yüksek ise daha çok land kullanabilirsiniz. Yani yaklaşık 17 +/-2 aralığında kullanmanızı tavsiye ederim; sınırları fazla zorlamamakta fayda var. 13 land kullanarak ilk 4 turda sektirmeden land bulabilmeniz çok zor olur. Tabi bu sayıyı etkileyen bazı faktörleri de göz ardı etmemek lazım: land arayan büyüler, birden çok mana verebilen land’ler, mana veren yaratık veya artifact’ler vs.
- Mana eğrisi (mana curve) destenizi kurarken mutlaka dikkat etmeniz gereken bir başka husus. Mana eğrisi; destenizdeki büyülerin MC’larının dağılımını gösteren eğridir ve genelde normal dağılımın eğrisine (çan eğrisine) benzemesi tercih edilir. Yani kenarlar (uç değerler) az, ortalama değerlerin çok sayıda olması istenir. Bunun anlamı; destenize sadece sınırlı sayıda 1-2 MC’lu büyü ve yine sınırlı sayıda çok yüksek MC’lu büyü koymanız gerekirken 3-4-5 MC’lu büyülerin ağırlığının fazla olması tercih edilir. Bu durumu şöyle bir abartılı örnekle açıklayayım: diyelim ki destenizdeki tüm yaratıklar ya 1 MC 1/1 ya da 2 MC 2/2 yaratık. Bu durumda ilk 3 tur içinde 3-4 yaratığı oyuna inmeniz çok da zor olmaz. Ancak rakibiniz 4. turunda oyuna bir tane 3/4 yaratık indiğinde sizin atak gücünüzü oldukça sınırlar. Siz daha sonra da sürekli ufak yaratıklar inebilecek olsanız da rakibiniz artık onları blok edip öldürebilir ve bu durumda oyunu kazanmanız çok zor olur. Tam tersini düşünürsek de; diyelim destenizdeki tüm yaratıklar 5 MC 6/6. Bu durumda da ilk 4 tur hiçbir şey yapamayacak ve tüm saldırılara açık olacaksınız. Eğer bir şekilde 5. land’i bulmakta gecikirseniz, o zaman daha da uzun süre savunmasız kalırsınız. Kaldı ki, bulsanız bile her tur sadece 1 yaratık açabiliyor olacaksınız ve bu belki de size yetmeyecek. Bu basit örnekte anlatmaya çalıştığım: her MC düzeyinde oyuna müdahale edebilecek kartlarınız olması size hem esneklik hem de avantaj sağlar.
- Oynadığınız setin ne kadar “renkli” bir set olduğunu biraz göz ardı edersek, genelde destenizi 1 ana renk + 1 renkten splash (yani az miktarda kart), 2 ana renk, 1 ana renk + 2 splash veya 2 renk + 1 splash yapmanızı tavsiye ederim (tavsiye ediş sıram da yazıdaki sırayla aynıdır). Burada önemli olan sorular şunlar aslında: kart havuzunuzdaki farklı renklerden iyi kartları kullanmak istemeniz doğaldır, ancak o rengi destenize eklemeniz durumunda gerçekten o kartı kullanabileceğiniz manaya sahip olabilecek misiniz? Diğer bir bakış açısıyla, eğer mana screw (gerekli renkte mana üreten ya da gerekli miktarda mana üreten kaynağa sahip olamama durumu) olmayı daha az riske edip normalde çok güçlü olan farklı renklerden kartlar kullanmak yerine daha kullanışsız olan ana rengimizden kartlar kullanmak ne kadar yararlı olur? Başta da dediğim gibi bu aslında oynadığınız kart havuzundaki color-fixer (renk düzenleyici; land aramanızı, farklı renklerde mana üretmenizi vs. sağlayan kartlar) kartların sayısına da bağlı. Mesela Ravnica bloğu oldukça renklidir ama çok sayıda kullanışlı renk düzenleyiciye de sahiptir. [Kişisel not: ben İzmir’deki Dissension pre-release turnuvasında land-büyü toplamda 8 tane kadar renk düzenleyici ile 2 ana renk ve 3 diğer renkten splash deste ile birinci olmuştum ve birçok oyunda 3. tur önümde 3-4 renk hazırdı.] Splash konusunda da önemli olan bazı noktalara değinmek isterim. Öncelikle MC’undaki renkli mana sayısı 1’den fazla olan diğer renk kartları splash etmenizi tavsiye etmem. Çünkü o kartı kullanabilmeniz için zaten az miktarda olan o renk mana veren kaynaklarınızın birden fazlasını bulmanız gerekir ki bu düşük bir ihtimaldir. Örnek vermek gerekirse Blaze iyi bir splash kartı iken Akroma, Angel of Wrath kötü bir splash kartıdır. Eğer o kartınızı kullanılabilir kılmak için daha çok o renkten land kullanmak isterseniz de bu sefer ana renginizden yeterli miktarda bulmakta zorlanabilirsiniz. Splash olayı genelde 1-3 kart için geçerlidir, daha çok kart koyarsanız artık o rengi temel destenize eklemiş olursunuz. Eğer çok sayıda ve kullanımı kolay, aynı zamanda dezavantaj yaratmayacak renk düzenleyiciniz varsa ekstra renkler splash etmek çok daha kolay olur. Benim kişisel tercihim kart sayınızdan azaltmadığı ve her desteye kullanılabilir olduğu için land olan renk düzenleyiciler. Ama özellikle yeşilde yer alan land arama kartları, hem destenizden land azaltıp daha sonra kritik yerlerde büyü yerine land çekmenizi engeller, hem de tek karta birden çok ulaşma yolunuz olmuş olur. Bunu da şu şekilde açıklayabiliriz. Diyelim ki yeşil draft destenize 2 adet siyah büyü eklediniz, 2 adet de swamp koydunuz. Bu durumda destenizde sizi siyah manaya ulaştıran 2 kaynak var. Ama destenize 1 de herhangi basic land arama kartı koyarsanız (mesela Sakura-Tribe Elder) o zaman sizi siyaha ulaştıran 3 kaynak olmuş olur. Destenize koyacağınız land’lerin miktarına karar verirken yapmanız gereken basit bir işlem de renkli mana miktarını saymaktır. Seismic Assault ile Char büyüleri arasında tek renk kırmızı bir destede pek fark olmayabilir; ama emin olun 3 renk içeren sınırlı destenizde büyük bir fark olacaktır. O nedenle bir renkten fazla karta sahip olmak kadar, kullandığınız kartların fazla renkli mana içermesi de land ayarınızı etkilemelidir.
- Sınırlı oyunlarda iyi bir kart havuzuna sahip olmak kadar en iyi kartları seçebilmek de önemli olduğundan neyin iyi neyin kötü olduğuna karar vermek büyük önem taşır. “İyi” ve “kötü” kavramları bazı kartlar için kişiden kişiye değişse de ben yine de çoğu oyuncunun destelerine koymayı isteyeceği ya da istemeyeceği kartlardan bahsedeceğim ve bunların nedenlerini açıklamaya çalışacağım.
- Yaratık etkisiz hale getiren kartlar (removal). Bunlar çok farklı türlerde, her renkte bir şekilde var olan kartlardır. Tabi ki ana renkleri kırmızı ve siyah. Aslında buradaki prensip günümüzde futbol, basketbol gibi sporlardaki prensip ile aynı; bazen sizin ne kadar iyi olduğunuz değil rakibinizi ne kadar durdurabildiğiniz önemlidir. Temel olarak hasar vuran, -X/-X veren, atak ve/veya blok yapamaz hale getiren, oyun dışına atan, direk olarak yok eden, destenin altına yollayan kartlar rakibinizin en çok güvendiği ve en çok başınızı ağrıtan yaratıklardan sizi kurtarabilir.
- Evasion (kaçınma) yaratıkları. Sınırlı türdeki oyunlar genelde rakiplerin karşılıklı yaratık açtıkları ve savaş bakımından dengede geçmesi beklenen oyunlardır. Dengesiz bir atak yaptığınızda sizin atağınızı iyi karşılayan rakibiniz bir adım öne geçebilir. Bu yüzden blok yapılamayan, ya da blok yapılması belirli kurallara bağlı olan yaratıklar tüm savunma hattıını geçip size oyun kazandırabilir. Flying, fear, shadow, unblockable, protection ve benzeri özellikli yaratıklarınızı inceleyip, MC / etki / kullanılabilirlik bakımdan yeterli bulduklarınızı mutlaka eklemenizi tavsiye ederim.
- Sadece belli bir işe yarayan ve başka hiçbir işe yaramayan kartları pek tavsiye etmem. Defender özellikli ve 0 güce sahip yaratıkları mesela. Sadece blok yapabilen ve blokladığı yaratığı da öldüremeyen kartlar sınırlı destenizi daha da sınırlar. Aslında ben prensip olarak defender özellikli yaratıklara karşıyım bu tür destelerde, ama özellikle herhangi bir tür evasion özelliğini blok edebilen ve 0’dan büyük güce sahip olanlar (Wall of Swords mesela) kullanılabilir. Başka bir örnek; Oxidize. Tabi ki eğer Mirrodin blok içinde oynanıyorsa, bu kart destenizde mutlaka yer almalı ama genel olarak tek amacı artifact yok etmek olan bir kart ana destenizde yer almamalı.
- Magic oyununda oyununu kazananı ya da kaybedeni çoğu zaman belirleyen faktör kart avantajıdır. Bunu her oyuncu bilir ki eğer bir kart kullanarak 2 kartı birden etkisiz hale getiriyorsan bu başarılı bir harekettir. Aslında bu fazla basitleştirilmiş hali; daha güçsüz ve ucuz bir büyü ile daha önemli bir büyüyü durdurmak da kart avantajı sayılabilir ( Force Spike ile 4 MC’lu yaratık engellemek, Duress ile Umezawa's Jitte attırtmak vs.). Kart avantajı yaratma genelde oyunculukla ilgili bir durum olarak kabul edilse de destenizde buna benzer avantaj yaratabilecek kartlar bulunması size bu fırsatları sağlayabilir.
- Birbiriyle iyi uyum gösteren kartlar, size büyük avantajlar sağlayan sinerjiler kullanışlı olsalar da sınırlı bir destede “combo” aramak bence maceraperestliktir. 4 kart içeren bir combo’yu oyunun 8. ya da 10. turunda bile tamamlayabilmeniz büyük problemdir. Kaldı ki, rakibinizin buna müdahale etme ihtimalini de göz önüne almalısınız.
- Magic oyunlarında işler her zaman istenildiği gibi gitmez. Oyunda rastsallık var olduğu sürece kimilerinin “şans” ya da “şanssızlık” diyebileceği durumlar hep olacaktır. Mesela çok iyi bir desteye sahip olmanıza rağmen yeterli land bulamanız ya da gereğinden çok fazla land bulmanız gibi durumlar sık karşılaşılan olaylardır. Bunları engellemek tabi ki mümkün değil ama en azında az mana ile de destenizi “direnebilecek” kadar güçlü olmalı. Hatta şöyle ki desteniz 3 mana ile oyunda önemli bir süre idare edebilmeli. Yani 3 mana ile oynanabilecek en az bir etkisizleştirme kartı ve birkaç yaratık oyunda mana dengesini kurana kadar zaman kazanmanızı ve belki de oyunu bitirebilecek çok hızlı agresif kartları durdurmanızı sağlar. Benzer bir prensiple destenizin oyunun ilerleyen aşamalarında yeterinden fazla olan mana veya land’leri değerlendirmenin bir yolu olması avantajlıdır. Bunu yapabilmenizin en kolay yolu mana ile aktive edilen özellikleri olan yaratıklar olabilir (Oracle of Nectars, Dimir Guildmage vs).
Sınırlı deste kurmayla ilgili ilk aklıma gelenleri aktarmaya çalıştım. Ama sınırlı formatı en iyi anlama yolu oynamaktan geçiyor. Fırsatını bulduğunuzda draft ya da sealed-deck turnuvalara girmenizi tavsiye ederim. Maddi ve zaman açısından daha az kaynak kullanarak evdeki eski kartlarınızdan kart havuzları yaparak da bu konuda pratik yapabilirsiniz.
Görüşmek üzere…